4 Kasım 2015 Çarşamba

Doğan Grubuyla Uzlaşmak Kucaklaşmak Mı?

01 Kasım 2015 seçimleri bitti. Seçimin sonucu kimsenin beklemediği bir şekilde sonuçlandı. Herkes Ak Partinin 1. Parti olacağını biliyordu da tek başına iktidarın geleceği, gelse bile bu kadar net ezici bir sonuçla geleceğini kimse tahmin etmiyordu.


Sonuçlar Ak Partinin yoruma mahal bırakmayan zaferini gösterdiği andan itibaren Ak Partiye çağrılar gelmeye başladı. Önce Ertuğrul Özkök, sonra Hürriyet çağrı yaparak Ak Partiden Başbakan Davutoğlu’nun balkon konuşmasında yaptığı gibi gerilimi sonlandırmak için adımlar atmasını istedi.


7 Haziran seçimlerinden bir gece önce haber ajansının resmi hesabından “Diktatörden hesap sorun, oyunuzu HDP’ye verin” twiti atan Doğan Grubunun yaptığı biat etmek olarak yorumlayanlar yanılıyor. Doğan Grubu’nun “başarısının sırrı” değişen her siyasi konjonktürde güçlüden taraf olmak, mevcut iktidarla (hükümet değil )iyi geçinmek, onu yönlendirmeye çalışmak ve anlaşamazsa yeni bir alternatif yaratmak veya kendi içinde bir çatışma ortamı yaratarak güçsüzleştirme yoluna gitmek ve en sonunda yok etmekte gizli.




7 Haziran Öncesi Ak partinin tek başına iktidar olamayacağını ve CHP MHP HDP koalisyonu kurulabileceğini öngördüğü için tüm mesaisini HDP’nin parlatılmasına harcadı. 7 Haziran sonrası MHP’nin kapıları kapatması sonrasında Ak PARTİ CHP koalisyonunun ne kadar iyi olduğunu İTO başkanının da yoğun çabasıyla Hürriyette görmeye başladık.

Koalisyon kurulmayıp seçimin tekrarlanacağı andan itibaren Ak partiye taarruzlarını hızlandıran Doğan Grubu bu uğurda PKK’nın şehit ettiği asker ve polisleri sanki gripten ölmüşler gibi haberleştirmeye, PKK’nın öldürdüğü sivilleri özellikle çocuklarıysa hiç görmemeye başladı. Bu çarpıtma o kadar aleni yapıldı ki, Dağlıca’da meydana gelen PKK saldırısı sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın canlı yayında yaptığı açıklamayı bilerek çarpıtarak verdiler ve yayılmasına neden oldular. Bu haber sonrasında Ak Parti gençlik teşkilatının yaptığı protesto gösterisiyle dünyayı ayağa kaldırdılar. Hatta bu saldırı sonrasında feda ettikleri çatlayan kutsal kapı camı Erdoğan ve Ak parti karşıtlarının hacı olmak için ziyaret ettikleri mekân haline geldi.


İpek-Koza grubuna kayyum atanması sonrasındaysa “Ak Parti’nin gidici olduğu” tezini işlemeye başladı. (Ertuğrul Özkök’ün son hafta yazdıkları Hürriyet Arşivde yok sanırım teknik bir hata var ? )


Ak Parti daha önceki seçimlerde de Doğan Grubuyla kavga etmiş seçim sonrası Doğan Grubunun yumuşamasıyla uzlaşma yoluna girmişti. Eline 7 Haziran-1 Kasım arası yaşadıkları geçti. Her seferinde barıştıkları Doğan Grubu ilk fırsatta tekme atmaya devam etti. Toplumsal barış adına, Türkiye’nin selameti ve kutuplaşmanın önlenmesi adına yapılacak olan Doğan Grubu ile tekrardan uzlaşmak değil onların hükümet kurucu/yönetici/yıkıcı gücünü bir daha geri gelmeyecek şekilde kırmaktır.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder