Pinperest

8 Kasım 2012 Perşembe

Gündem Olmak İsteyen Az Meşhurlara Tavsiyeler

1-Yurt dışında tatil rezervasyonu yapın.(buraya sonra döneceğiz)

2-AKP'ye oy verenlerin makarna karşılığı oylarını sattığını söyleyin.

3- Gülen Cemaatinin ülkeyi ele geçirdiğinden bahsedin.

4-Ülkenin korku imparatorluğu haline geldiğini söyleyip korktuğunuzu açıklayın. Popüler olamazsanız bile TRT'de program yaparsınız

5-Anti emperyalist olduğunuzu sık sık tekrarlayın.

6-Abbasi ve Emevi kelimelerini ezberleyin. Zamanı gelince çok işinize yarayacak.

7-Kendinize bir başörtülü arkadaş bulun. (Esra Elönü her zaman yardımınıza hazırdır unutmayın)

8-Başörtülülere laf söyleyin. Ama önce zengin olanlara mı fakir olanlara mı laf söyleyeceğinize karar verin.

9-Zengin başörtülülere laf söyleyecekseniz ; "Koskoca Jepleriyle geziyorlar, geçen gün Bebek'te branch sonrası arabamızı çıkartamadık onlar yüzünden" ya da "Ay düşünebiliyor musunuz, haşemalarıyla havuzumuza daldılar" deyin.

10-Fakir başörtülülere laf söyleyecekseniz; "kafaları çalışmıyor, kocaları/babaları zoruyla kapanmışlar, kıyafetleri de hiç estetik değil" deyin.

11-Kesinlikle Balçiçek İter'in  programına çıkın.O çağırmazsa üzülmeyin, Enver Aysever sizi mutlaka çağıracaktır.

12-Müslümanların İslamı bilmediğinden bahsedip, yaptıklarının Emevi/ Abbasi zulmü olduğunu söyleyin.(demiştim işinize yarayacak)

13- Hâla mı gündem olamadınız, İslama hakaret edin.

14-Size tepki gösterenler olacaktır. Tepki gösterenlerin Faşist olduğunu açıklayın.

15-Unutmayın, sizi eleştirenlerin hepsi eğitimsiz cahiller, siz ve size destek verenler ilericilersiniz, bunu sık sık tekrarlayın. Twitter ya da sözlüklerde sizi eleştirenlerin nickleri arkasına saklanan korkaklar olduğunu söyleyin.

16- Beklediğiniz tepkileri aldıysanız, Ayşe Arman sizinle mutlaka röportaj yapacaktır, cinsellikten bahsetmeyi unutmayın.

17-Sizi eleştiren köşe yazarlarına yandaş diyeceksiniz unutmayın.

18- Yurt dışı tatiliniz için yaptığınız rezervasyonu unutmayın. Biletin süresi geçerse fark ödüyorsunuz unutmayın.

19- Aldığınız işlerden iptal edilenler olursa, ortalığı ayağa kaldırın.

20- Ülkeyi terk etmeyi düşündüğünüzü,  korktuğunuzu  duygusal bir açıklama ile duyurun.

21-Menajerinize TRT'den teklif alıp almadığınızı sorun.Teklif geldiyse teklif ettikleri ücreti arttırın. Size mutlaka geri döneceklerdir.

22- Bu süreçte biri sizi mahkemeye verdiyse, yaşadınız. Levent Kırca, Ferhan Şensoy, Bedri Baykam ve diğer nöbetçi sanatçı(!) tayfası yanınızda olacaktır. Ferhan'a bu mevsimde Küba'nın nasıl olacağını sormayı unutmayın.

23- Ve tatil zamanı, menajerinize söyleyin, bütün medya kuruluşlarına faks çekip sizin korktuğunuz için ülkeyi terk ettiğinizi yazsın.

24- Havalimanına bir kaç saat erken gidin, eğer muhabirler gelmezse, siz tanıdığınız gazetecileri arayın.

25- Havalimanında , tehditler aldığınızı, ailenizin zoruyla geçici bir süreliğine yurt dışına çıktığınızı ama faşizmle mücadele etmek için geri döneceğinizi tekrar tekrar söyleyin.


6 Kasım 2012 Salı

Anayasacılık

Modernizmin amaçlarından birinin  din kaynaklı kutsalı reddederek yerine insan kaynaklı kutsalı koymak olduğunu söylemek abartı olmaz umarım.  Bunun bizde en güçlü yaşanan uygulaması  Anayasacılıktır (kanunculuk). Kur'an ve Sünnet'ten uzaklaştıkça  Kanunlara ve Anayasa'ya hele de, yeni yapılacak olana bel bağlamanın başka bir açıklamasını bulamıyorum çünkü.  

 
1876 yılında Kanuni Esasiyi hazırlayan Mithat Paşa başkanlığındaki ekip, yapacakları anayasa ile Osmanlı Devletini kurtaracaklarını , halkın kurtarıcısı olacaklarını düşünmüşler miydi bilmiyorum. Bildiğim 136 yıldır kurtulamadığımız bir hastalığı damarlarımızdan zerk ettikleridir.
 

Hilafeti alınan meclis kararını değiştirerek  geri getireceğini düşünmek, başörtüsünü Anayasa değişikliği ile serbest bırakmak, -yasa yapılırken,Cemil Çiçek'in yaptığı; "Neredeyse nasıl bağlanacağını bile maddeye koyacaktık" açıklamasını hatırlayın- Kürt sorununu yapılacak Anayasa değişikliğe çözmeyi ümit etmek, Terörle Mücadele Kanunu sonrası içeri alınan binlerce insanın, yeni yapılacak Terörle Mücadele Kanunu sonrasında serbest kalacağını düşünmek,depremde evlerin yıkılmasını engellemek için yeni bir kentsel dönüşüm yasası hazırlamak ve benzeri uygulamalar mottomuzu aşikar ediyor: "Her sorunumuza bir yasa, gelsin dertlerimize deva."



 Peki  yasa çıkartmak gerçekten bu ülkeyi daha yaşanabilir bir ülke haline getirebilir mi?Derdimiz iyi yasa çıkartamamak mı, yoksa yasa çıkarttıkça sorunlarımızın biteceğini düşünmemiz mi? Bir şeyin kanuni olması onu iyi mi yapar? Allah'ın kanunlarını uygulamazken hatta uygulanır bulmazken, yaptığımız  Anayasalar ne değiştirecek birisi bana bunu tane tane anlatabilir mi?