10 Şubat 2013 Pazar

İstifa ve Umre

(Bu yazıyı sayın Mülteci 22 şubat 2010 tarihinde yazdı )

www.tsk.tr  sayfasını açıyorsunuz ve sizi bir marş karşılıyor. Coşku  dolu.  Tutmayın küçük enişteyi.  Ben yıldırımlarla toprağı kırbaçlayan Zeus’un  nesliyim, Gök Tengri’nin ışıkla manita yolladığı kaanların sulbüyüm. Ben mükemmelim. Haşin ve gaddarım.  Bir jete atlayıp Yunan kara sularına doğru bir sorti yapma arzusu doluyor içime. Olimpos’a kanla vuracağım mührümü.  

Marş şakaklarımda inliyor. Aklım savruluyor.  Allah Allah nidalarıyla taarruz ederek Teşvikiye Camii’nin minaresinin kontrolünü ele geçirmek ve  gür bir sesle Türkçe ezan okumak istiyorum.  Göklerden sanki bir ses yükseliyor. Kemerimden kasaturamı çıkarıyorum. Avluda ne kadar sakallı varsa onları tıraş ediyorum.  Kartallar yuvalarından kalkıyor, güneş çılgın gibi içimize işliyor. Tüm korunma reflekslerim harekete geçiyor.  irfanla yazılmış Cumhuriyet gazetesinin sayfalarından şapka yapıyorum herkesin kellesine geçiriyorum.  İtiraz edeni yere yatırıyor balyozlar indiriyorum.

Kapının çalınmasıyla kendime geliyorum.

***
Sitede dolaşırken anlı şanlı slogan aklıma geliyor. Güçlü ordu güçlü Türkiye. Neden güçlü sanayi güçlü Türkiye değil, neden güçlü yasama güçlü Türkiye değil,  neden güçlü sanat güçlü Türkiye değil? Bu sözden rahatsız olan kaç kişi vardır?

İddia ediliyor ki askerle muhafazakarların arasında çatışma var. Militarizme savaş (!) açmışlar.  Tamamen safsata.  Onlar bayılırlar askeri destanlara.  Amerika’nın kondomu olmak için dünyanın dört bir köşesine gidip dönenlere gazi der ve orada sağda solda uçan meleklerin masallarını anlatırlar.  Halkın nazarında itibar kaybediyormuş ordumuz. Çok bilenler ve siyasi rant peşinde koşanlar bunu sivilleşmeye doğru güçlü adım olarak ilan ediyor ve ben bunu duydukça gülmeme engel olamıyorum.  Fehmi Korugiller ve birkaç yandan yırtmaçlı liberalin mevcut pozisyonu düze çekip hukuksuzlukları kitabına uydurma telaşı.  İtiraf edin halkımız bayılıyor üniformaya. Onların sorunu üniformayı hangi mantaliteye sahip kişinin taşıdığıyla ilgili.  laikliği en sert biçimiyle yorumlayıp dayatan ve silah kullanma yetkisi kendisine devredilmiş bir kurum,  yerini bürokratik ve anayasal olarak sağlama almak için  tüm dünyada giyotine gönderilmiş pozitivist felsefeden ilhamını alarak dinle kavga ediyor ve bunlar ifşa edilince güven namına kendini tüketiyor. Tüm bu kavganın beşiği ergenekon örgütü ve darbe girişimi iddiaları. Generaller sorguya alınıyor ve tsk rahatsız. Söylentiye göre istifa ederiz tehdidinde bulunmuşlar hükümete.  İddia ediyorum kuvvet komutanları istifa yerine toptan umre’ye gitseler anketler terse döner,  tsk itibar kazanır, huzur içerisinde tekrar ülkelerini yönetebilir ve siyasete müdahale edebilirler. 28 şubat’ın borazancıbaşılığını yapan medya grup yöneticileri şimdi Osmanlıcı kesildiler,  bilumum islamcı onları bağrına bastı bunları göremiyor musunuz?

Görüntüde kavga Le Message soundtracki ile Moonlight Sonata arasında.  Orkestra kararsız hangisini çalsa bilemiyor. Kakafoni tüm sinirleri geriyor. Herkes haberlere kilitlenmiş vaziyette. Ömürlerince askerin tokadını yememiş inönü kulaklı cengaverler genelkurmay başkanlığı'ndan bir rest beklerken biraz da biz fiş keselim diyerek iktidarı karhaneye çevirenler, polis eşliğinde uygunsuz adımlarla yürüyen subaylar görünce geniş geniş gülüyor.  İşin gerçeği tüm mücadele  Türkiye’nin kuruluşundan beri iktisadını yönlendiren büyük sermayedarların hem kendi hem de seksen sonrası gelişen anadolu kapitali arasında cereyan ediyor. Krizleri yiyerek ve parsayı toplayarak midelerini dolduruyorlar.  Safdillerin önüne bir parça ekmek atıyor, bununla oyalanıp bize şükranlarınızı sunun diyorlar.
…   
Bu yazıyı sabaha karşı dörtte yazıyorum. Harbiye marşı'yla başlayıp İzmir marşı'yla yatağa girmeyi düşünüyordum. Son bir defa yazdığımı okudum evet ve hayır dememeye gayret ettim. Erkan Yolaç aniden belirip haykırabilirdi ve gecenin bir körü ikinci bir şok yaşamak becel'le beslenmeyen kalbime iyi gelmeyebilirdi.

Sonsözleri hiç beceremem. Ben de kolay bir yola başvurayım bir alıntıyla konuyu bağlayayım;  sümer tabletlerinde bulduğum ve en aryan taraflarımla tercüme ettiğim bir kasideyi siz okurlarımıza yapım şirketimiz adına onur duyarım.

zevk-i tigundan aceb yoh olsa gönlüm rap rap
ol devirde bırağmuştu tankları sincana sû

(senin kılıca benzeyen keskin bakışlarının zevkinden benim gönlüm rap rap olsa buna şaşılmaz. asker tankları da sincan'a bir zamanlar bırakmıştı)

suya virsün bâğ-bân hükümeti zahmet çekmesün
darbeperest niyaz ile secde ider kıblesi sû

(bahçıvan hükümeti askere versin, boşuna yorulmasın; darbeperestler yalvarıp secde eder kıblesi asker.)

huruc arzusuylan ger ölsem dostlar
postal eylen derim bassın anunla turaba sû

(dostlarım! şayet isyan arzusuyla ölürsem eğer, postal eyleyin derimi onunla toprağa bassın asker)

hürriyet ser-keşlük kılur efkarın niyâzından
meger dâmenin duta ayağının altında eze sû

(hürriyet aydınların niyazından dolayı dikbaşlılık ediyor. meger askerin ayağının altında ezmesi onu kurtarabilir(miş) )

kebir anıtına her dem durmayup eyler güzâr
aşık olmış galibâ ol hatırana halk ki sudan alâ sû

(askerden daha asker halk, büyük anıtına doğru durmadan akar. galiba hatırana aşık olmuşlar.)

iman iderler içmek ister kemalizmin kanın meger
bir reng ile demokrasi budağınun mizâcına gire kurtara sû

(inanıyorlar ki demokrasi fidanı bir hile ile kemalizmin kanını içmek istiyor; bunu engelleyebilmek için askerin gül dallarının damarlarına girerek demokrasi ağacının mizacını değiştirmesi gerekir.)

tıynet-i pâkini rûşen kılmış ehl-i âleme
göya ıktidâ kılmış târîk-i mustafa kemal'e sû

(güya askerler mustafa kemal'in yoluna uymuş dünya halkına temiz yaratılışını açıkça göstermiştir.)

kılmağ içün tâze ebedi riyaset makamın
mu'cizinden bellemiş damalda heyulasını sû

(gazi'nin sonsuz liderlik makamının tazeliğini sağlamak için mucizesi bilmiştir damal'daki gölgesini.)

mu'cizi anulur âlemde ki yek başına
kesti yetmiş min küffar yunanı gerekmez ana sû

(mûcizeleri anılır hala alemde, tek başına yetmiş bin yunan kâfirini kesti gerekmez ki ona asker)

bim-i irtica nâr-ı gam salmış dil-i safdillere
ümitvarlar ebr-i ihsân sepe ol nâra sû

(irtica korkusu, safdillerin gönlüne gam ateşi salmış, askerin bu ateşe ihsan bulutu serpeceğinden ümitvarlar)

Hâk-i cuntaya yetem dir ömürlerdir bîçare
Başın daşdan daşa urup gezer darbeder, sû

(Darbeci, cuntanın toprağına ulaşayım diye, başını taştan taşa vurarak ömürler boyu, çaresiz gezer)

lakin ümidim oldur ki rûz-ı darbe gelmeye
hiç bir çirkin davete icab etmeye sû

(ancak askerin hiç bir çirkin davete icab etmemesini ve darbe gününün gelmemesini ummaktayım.) 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder