6 Kasım 2012 Salı

Anayasacılık

Modernizmin amaçlarından birinin  din kaynaklı kutsalı reddederek yerine insan kaynaklı kutsalı koymak olduğunu söylemek abartı olmaz umarım.  Bunun bizde en güçlü yaşanan uygulaması  Anayasacılıktır (kanunculuk). Kur'an ve Sünnet'ten uzaklaştıkça  Kanunlara ve Anayasa'ya hele de, yeni yapılacak olana bel bağlamanın başka bir açıklamasını bulamıyorum çünkü.  

 
1876 yılında Kanuni Esasiyi hazırlayan Mithat Paşa başkanlığındaki ekip, yapacakları anayasa ile Osmanlı Devletini kurtaracaklarını , halkın kurtarıcısı olacaklarını düşünmüşler miydi bilmiyorum. Bildiğim 136 yıldır kurtulamadığımız bir hastalığı damarlarımızdan zerk ettikleridir.
 

Hilafeti alınan meclis kararını değiştirerek  geri getireceğini düşünmek, başörtüsünü Anayasa değişikliği ile serbest bırakmak, -yasa yapılırken,Cemil Çiçek'in yaptığı; "Neredeyse nasıl bağlanacağını bile maddeye koyacaktık" açıklamasını hatırlayın- Kürt sorununu yapılacak Anayasa değişikliğe çözmeyi ümit etmek, Terörle Mücadele Kanunu sonrası içeri alınan binlerce insanın, yeni yapılacak Terörle Mücadele Kanunu sonrasında serbest kalacağını düşünmek,depremde evlerin yıkılmasını engellemek için yeni bir kentsel dönüşüm yasası hazırlamak ve benzeri uygulamalar mottomuzu aşikar ediyor: "Her sorunumuza bir yasa, gelsin dertlerimize deva."



 Peki  yasa çıkartmak gerçekten bu ülkeyi daha yaşanabilir bir ülke haline getirebilir mi?Derdimiz iyi yasa çıkartamamak mı, yoksa yasa çıkarttıkça sorunlarımızın biteceğini düşünmemiz mi? Bir şeyin kanuni olması onu iyi mi yapar? Allah'ın kanunlarını uygulamazken hatta uygulanır bulmazken, yaptığımız  Anayasalar ne değiştirecek birisi bana bunu tane tane anlatabilir mi?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder