16 Ocak 2012 Pazartesi

Lamartine'e ''Dünyaya son kere bakacaksın deseler, bunu İstanbul’un Çamlıca’sından isterdim'' dedirten, N.Fazıl'ın ''zaman mekan aşıp geçmiş sevgilisi'' olan İstanbul'a yapılan bu tecavüze ve tecavüzcülere bir çift lafınız var mıdır? - http://goo.gl/lMSML

Haberdeki Mimar Sinan Genim, akp'nin kadıköy belediye başkan adayıydı.

Ben "İstanbul'un Silueti" muhabbetini hiç anlamıyorum. Aklıma yeşilçam filmlerinden bir sahne geliyor. Kötü yola düşen kızımız, altına yattığı erkekleri öpmez, çünkü sadece sevdiği erkeği öpecektir.

Bu şehrin silueti boğaz köprüsü yapıldığında bozuldu desem, bana;"a gerizekalıya bak köprüye karşı" dersiniz.

Bak şimdi aklıma geldi, yaşı yetenler hatırlar, eskidenAaltunzade'den köprü yoluna girdin mi, en büyük bina karayollarının binasıydı. Gökdelen falan hak getire. şimdi bakın bakalım o bölgede kaç tane gökdelen var.

Dahası şehrin her yerinde yapılan, hepsi Fransız balkonlu en az yirmişer katlı siteleri saymıyorum. (efendim yirmi katta ne mi var ? )

Eğer gökdelen medeniyetine karşı çıkmıyorsak, Sultanahmet Camii'nin arkasında Çük gibi görünen binalara da karşı çıkmayacağız. Kadıköy sahile yapılan ve ne hikmetse kimsenin umurunda olmayan garabet rezidansa karşı çıkan var mı?

niye soru soruyorsun?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder