2 Eylül 2014 Salı

TÜKENİŞ

Mit krizi ile başlayan arada durulan 17 Aralık 2013 tarihinden sonra ise sürekli artan Fethullah Gülen Cemaati ve Ak Parti kavgasına şahitlik ediyoruz. Aslında bu iki yapıyı bilen herkesin öyle ya da böyle bir gün olacağını tahmin ettiği bir kavga bu. Birbirinden hoşlanmayan iki yapının, "ortak faydalar" etrafında yaptığı işbirliğinin eninde sonunda nihayete ereceğini tahmin etmek için uzman olmaya  gerek de yoktu.

Beklenilmeyen, düşünenin de kendisini ayıpladığı bu kavganın "bel altı" süreceğiydi. Yıllarca kol kola yürüyen iki camia, karşı tarafın ne kadar ayıplı davranışı varsa ortaya sermeye başladı. İman hizmeti yapmak için twitter'a giren yumurta kafaların Ak Parti'yi destekleyen kadın yazarlara MUTA suçlaması yapması, Ak Parti kanadından Cemaat yurtlarında kalan hanımlara yönelik fuhuş ve zorla ikinci eş oldukları iddiası, gazetecilerin başka gazeteciler için yaptıkları çirkin imalar hep birbirini takip etti.

Acı olan iki tarafında artık bu durumu normalleştirmiş olması hatta bundan zevk alıyor olması. Temelde "haram lokma yedirmemek " ya da "tekrar islami camianın ezilmesini engellemek" gibi iki ulvi amaçla hareket edenler ortada hiç bir duvar bırakmadı.

Kitaplarda okuyunca bizi heyecanlandıran bir sahne vardır: İki ordu savaşmaya başlamadan aralarından bir cengaver çıkar, düşman ordusuna meydan okur. Meydan okuması karşılık bulur ve iki ordunun en yiğit savaşçısı ölümüne bir savaşa tutulurlar. Kazanan taraf için müthiş bir motivasyon kaynağı olur.

Şimdi karşılaştığımız manzaraysa şu: iki tarafında cengaverleri var ve bunlar karşı tarafa gene meydan okuyor ama bu sefer küçük bir farkla. doldurdukları necasetleri düşman orduya fırlatarak üstünlük sağlamaya çalışıyor.

Cemaatin kadınları peşkeş çekmesi, cemaat evlerinde zorla abilerle evlendirilmesi, Fethullah Gülen'in gayri meşru çocuğu olması gibi konuları yazanlar Ak parti kanadından tecrit edilmiyor, tam tersi "anladıkları dilden cevap veriyor, helal olsun" övgüsüne mazhar oluyorlar.

Cemaat kanadında işler farklı mı elbette hayır. Alüfteden, Muta nikahına, kaset iddialarına her türlü çirkinlik yapıldı. Cemaat gazetecileri sosyal medya hesaplarında düşman ordusunun cengaverlerinden pek bir farkları olmadığını gösterdiler.

Medyada çıkan haberin doğru kabul edildiği (evet twitter da bir medya kanalıdır ) tekzibin akılda kalmadığı bir ortamda ortaya saçılan bu iddialar/iftiralar iki taraf içinde doğru kabul ediliyor. Kimse düne kadar canciğer kuzu sarması olduğu düşmanlarının söylendiği kadar aşağılıksa kendi cemaatlerinin/partilerinde bundan nasibini almış olacağını düşünmedi.

Dışarıdan bakan gerek Gülen Cemaatinin Ak Parti hakkındaki iddialarını gerek Ak  Parti  kanadının  Gülen Cemaati hakkındaki iddialarını doğru kabul ediyor. İki yapıda farkında değil ama bu kavgada uzun vadede kaybettiler. Kaybettikleri şey belki siyasal/kültürel iktidarları değil ama toplum nezdindeki "temizlikleri".


1 yorum:

  1. Bravo (h) (h) (h) (h) Son cümle zaten gayet yeterli olmuş.

    YanıtlaSil