20 Ağustos 2011 Cumartesi

Hayırlı İşler

Memleket aptallık derecesinde savaş sathına girmişken, bir kaç yazarın birbirlerini poh pohlamasıyla ilgilenmek bir zayıflık göstergesi midir bilmiyorum. Bildiğim bu zayıflığı birazdan göstereceğim. Yazıya başlamadan önce, bu isimleri acayip kıskandığımı, onlar gibi yazamadığım için çamur atma yoluna gittiğimi peşinen ilan ederim.


İnternet kullanımın getirdiği kendine has sorunlardan biri de, klavye delikanlısı denen, tek hücreli canlı biçimini hayatımıza sokması. Genel kabulün dışında yazan herkesin ayda bir duyduğu sözlerden biri şudur:" sen yaz yaz IP adresin elimizde, birazdan göreceksin". Bir diğeri, ölüm tehdididir. Küfür ve hakareti saymıyorum. Twitter üzerinden son altı ayda iki kere ölüm tehdidi aldım. On yıldır aldığım ölüm tehdidinin, karşılaştığım Mit mensubunu, Sedat Peker yeğenini hatırlamıyorum.

Elbetteki sokak ortasında gazetecilerin öldürüldüğü bu ülke de, bir köşe yazarının ölüm tehdidi alması önemlidir. Bunu yapanların ceza alması gerekir. (hoş tam da bu nokta da internet özgürlükleri tartışılır gibi ya neyse )

Ece Temelkuran'ın bir moron tarafından tehdit edilmesi, Ece Temelkuran'ı aziz ilan etmeye yeter mi? Dahası Ece Temelkuran'ın aldığı tehdidin sorumlusu olarak, Ece Temelkuran'ı eleştiren köşe yazarlarını sorumlu ilan etmek hangi akla ve vicdana sığar.

Üstad Necip Fazıl Kısakürek, Ahmet Emin Yalman vurulduktan sonra köşesinden yazdığı Ahmet Emin Yalman eleştirileri nedeniyle Hüseyin Üzmez'i azmettirdiği iddiasıyla tutuklanıp mahkeme çıkartıldığında kendisini şöyle savunur : "Bir adam karısını kıskançlık nedeniyle öldürse ve cebinden Othello çıksa, savcılık İngiltere'den William Shakespeare'in kemiklerini mi isteyecekti yargılamak için? "


Murat Menteş'in yazdığı güzellemedeki Ece Temelkuran kimdir, Cumhuriyet Mitingleri güzellemeleri Malezyalaşıyoruz yetişin ey dostlar diyebilmek için Malezya 'lara kadar giden (yaptığım arşiv aramasında Büyük dahi Ece Temelkuran'ın Endenozya'ya gittiğini bulamadım, bulan varsa paylaşırsa sevinirim ), yüzyıllardır kullanılan Malayca bir pano önünden, "Bakın araplaşıyorlar" diyerek korku veren bir isim. Bugün canhıraş biçimde savunduğu Kürtlerle ilgili neler yazdığı ortada.

Murat Menteş'in Nuray Mert hakkında yazdıkları, içinde bulunduğu acıklı hali göstermeye yeter. bir kaç örnek :

"Siyasetin yüzeysel değil derinlikli bir olgu olduğu fikrini zihnime Nuray Mert yerleştirdi. İdris Küçükömer, Mehmet Akif ya da Attilâ İlhan’dan da ziyade Nuray Mert." (bu arkadaştan yeni bir ismet özel çıkartmaya çalışanlar vardı )

"Fakat yazar sorumluluğu taşıdığı, akademik terbiyesi herkesçe bilinen, tasavvuf da dahil birçok gönül disipliniyle de bağ kurmuş bir entelektüele böyle bir muamele reva görülemez." (zulcanaheyn nuray mert hazretleri )

"Onun Kürt siyasetini doğru değerlendirme gayreti, barışçı, dostane bir çözüm için harika bir fırsattır. " (barışcı , dostane çözüm ve nuray mert )


Murat Menteş'e hayırlı işler diliyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder